Ana Sayfa
28 Aralık 2017 ( 1776 izlenme )
Reklamlar

Devamını oku

Tavuk Döner Aşkıyla Yıkılan Yuva

Tavuk dönere olan tutkusu yüzünden bir yuva yıkan genç hikayesini Twitter’da anlattı. Gülmekten kırıp geçiren olayı sizler için derledik. İşte bir tavuk döner hikayesi!

Ülke olarak bu kavramla yeni yeni tanıştığımız zamanlar, halk coşkulu. Henüz tavuk döner özenti kitlelerce aşağılanmaya başlamamış. Tavuk döner şimdikinin aksine bir fukaralık ikonu değil marjinallik göstergesiydi o zaman. Orta doğulu et dönere bir isyandı elitler arasında.

90’lı yıllar, alışverişe çıkmışız ailecek, bi kalabalık var gittik nedir falan diye, bi baktıysak ateşte ağır ağır dönüyor sarışınım. Galiba Mudurnu Piliç ilk kez tavuk döner uygulamasını hayata geçirmişti. O manzara hala gözümün önünden gitmiyor, kuyruğa girmişlerdi insanlar! Tavuk döneri görür görmez gığığğ diye sesler çıkarıp gözlerimi anneme diktim, bu çocuk dilinde; “Yapmayacağım kepazelik yok!” anlamına geliyor. Şimdi annelerin lüks tüketime karşı verdiği savaş zaten bilinen bir şey fakat benimki sağ olsun lüks olmayana da aynı nefreti besliyor. 7 senedir aynı numarayı kullanıyorum annem hala ezberlemedi ama herhangi bir satın alma durumunda kafadan integral hesabı yapabiliyor. Velhasıl ben daha “İstiyorum!” bile diyemeden hesabı yapıp; “Yazık şunun parasıyla bütün tavuk alır 3 çeşit yemek yaparsın!” dedi geçti. Uzatsam büyük tatsızlık çıkacak biliyorum mecbur dönere baka baka ilerledim.

O gün bugündür de tavuk döner bende amansız bir tutkudur.. Bir parantez açmazsam çatlarım çünkü çıkıp tavuk döner seviyorum demeye korkar olduk resmen toplum tavuk döneri ezmek konusunda şartlanmış. Bakın beni delirtmeyin, bizim ülke olarak sarı bir şeye burun kıvırma lüksümüz yok bir kere. Tavuk döner sarı, sarı sevilmez mi lan? Sarı bir kere medeniyettir arkadaş! Avrupadır sarı, esmer olan koyu renk olan köylüdür kimse et döneri yüceltip kendisini kandırmasın. Bak Cersei Lannister’a neler etti hırsından. Dikkat ediyorsunuz değil mi o da sarı mesela. Dizide ayağını denk alman gereken kim varsa sarı.

Neyse tutku diyorduk. Tutkusunu aklının önünde tutan insandan korkacaksın. Sevdası mantığından önce gelen insanın yapabileceklerinin sınırı yoktur. Annemin açtığı yaranın üstünden seneler geçmiş, tavuk döner sevdam katlanmış, gurmesi olmuşum müdavimi olduğum mekan falan var. Bendeki havayı görmen lazım ama giriyorum “Ooo abim hoş geldin, yap hemen abimin DOMATESSİZ BOL TURŞULUSUNU!” diyor adam şekle bakar mısın? Dükkanın duvarında tavuk döner yerken fotoğrafım vardı “DOSTLARIMIZ” köşesinde şaka değil. Yesem para vermeden çıkıp gitsem nereye demez kimse, arada arkadaşlarımı falan götürüyorum izzet ikramın haddi hesabı yok, insanlar da etkileniyor, resmen bu tutku benim kimliğim oldu.

Neyse güzel bir arkadaş grubumuz var o dönem, gamın kederin kapımızdan geçmediği yıllar. En büyük sıkıntımız counter’da elimize verilmesi. Okuldan çıkıp batak atıyoruz, sabahlara kadar counter oynuyoruz, litrelik Marmara içip olmayan aşk acıları çekiyoruz, it gibi yaşıyoruz. Her arkadaş grubunda bir tane sürekli ilişkisiyle gündemde olan tip olur. Bitmez o yavşağın sıkıntısı hiç, herkes çeker o ilişkinin kahrını. Bu tipler en az 2 kere sözlenip yüzük atmış olur, her ilişkisi ciddidir, sürekli dağı taşı kıskanıp telefonda kavga eder, bildiniz değil mi? Bizde de sarı sezgin vardı 4 senedir bir kızla birlikteler artık aileler tanışmış kız çeyizi tamamlamaya çalışıyor yakında evlenecekler falan.

Neyse sarı bir gün geldi; “Kanka, Büşra’yla çok kötüyüz YÜZÜKLERİ ATMA NOKTASINA GELDİK.” dedim çok şaşkınım kardeşim noldu hayırdır? Şimdi tam hatırlamıyorum ama ossursan ip sallanmaz bi sebep, saçma sapan yok Melih varmış da çaldırmışmış çocuğu döveyim deyince kızmış falan. Dedim sezginciğim MEDENİ BİR ŞEKİLDE konuşmayı denedin mi? Abi yanaşmıyor kuzenleri var telefonumu açtırtmıyolar dedi. Biz de demiyoruz seni de Büşrayı’da kuzenlerini de neyse, o zamanlar niyeyse çok ciddiye alıyorduk böyle şeyleri. Kendi ilişkisi olmayan insanın ilişkiye fazladan bi hürmeti oluyo niyeyse. Sezgin’in ilişkisi biteceğine bizim kolumuz kopsun öyle önemli. Neyse dedim sezginciğim istersen bir de biz konuşalım Büşra ile, sizleri bir araya getirelim, ÖYLE HA DEYİNCE İLİŞKİ BİTMEZ ÇÖZELİM BU İŞİ. Meğer onu bekliyormuş; “Abi zaten seni dinler Büşra sen bir konuşsan aslında ikna olur, kuzenleri kafasını çok bulandırıyor kızın.” dedi.

Çıkardım benim 5110’u sms attım Büşra’ya, 160 karakteri geçmemeye çalışıyorum işte; “arkdsm mrb szgnle knstuk ck uzgn knusmamz lzm” falan yazdım. Neyse gittik biz buluştuk Büşra ile, şişko kuzenleri de geldi tabii zangoç gibi dikiliyolar hepsi car car bi şeyler anlatıyo kıskanç ayılar. Dedim ki bakın bu böyle olmaz, sizi bir araya getirelim, biz de oturalım konuşalım bu yuva dağılmasın. Kız gönüllü de kuzenler susmuyor. Alttan girdim üstten çıktım ikna ettim. Zaten ben müzakere adamıyım, oturayım on dakika konuşayım karşımdakini patates olduğuna ikna ederim. Dedim ben sizi alacağım buluşma günü, tamam dediler, çağırdım sarıyı dedim kardeş çözüyoruz meseleyi hiç sıkıntı yapma, sevindi çocuk.

Abi nerde buluşcaz dedi sarı dedim şöyle hürmet göreceğimiz, ağırlığımızın olduğu bir yer olsun. Gel dedim biz benim tavuk dönerciye gidelim. Aaa evet abi çok iyi fikir Atalay abi’de bizden, gelir babacan bi konuşma yapar iyi olur dedi. Sezgin nasıl büyük bi mal anladınız değil mi? Tavuk dönerciden himmet bekleyen mallar olarak gittik Atalay abiye dedik abilerin abisi böyleyken böyle, hayırlı bir işe aracı olacaksın. Yahu dedi ne demek gelir iki laf ederiz biz de yuva kurtarıyoruz bunun sevabı yeter, bizim kızlar da mekanı şöyle bi romantik yapar dedi. Romantizm dilendiğimiz kızlardan biri turşu domates kesiyor, öbürleri ÇEK Bİ YARIM YEŞİLLİKSİZ BOL MAYONEZLİ diye bağırıyor falan o şekil.

Maksimum yapacakları romantizmi söylüyorum porsiyon tavuk dönerin üstüne domates kabuğundan gül yapmak, neyse. Buluşma günü kalktım gittim Büşralara, şişko kuzenlere bir tane de erkek eklenmiş, dedim iyi dilimizden anlayan biri olsun karşı tarafta. Aldım bunları getirdim Atalay Döner’e, bunların bi yüzü falan ekşidi dedim tavuk sevmez misiniz? Mırın kırın ettiler renk vermiyorlar hiç. İçeri girdik Atalay hemen ooo hoş geldiniz gençler buyurun sizin köşeye geçin dedi bildiğin aynı masaların az daha dipte olanı. Sarı zaten masada bekliyor, hemen plastik bardakta limonatalarımız geldi, siz konuşun ben hazırlıyorum yemeklerinizi dedi Atalay. Oturduk ben başladım hayat ahkam kesmeye ama nasıl olgun olgun anlatıyorum bakın arkadaşlar işte yapmak zordur yıkmak kolaydır, bir apartmanı diyorum bir senede zor yaparsın, bir dozer gelir bir günde yıkar falan nasıl anlamsız nasıl bomboş muhabbetler Allah’ım öleceğim. Siz diyorum bu yola ilk fırtınada savrulmak için mi çıktınız, nerede kaldı verdiğiniz sözler böyle 3. sınıf dizi replikleri ama etkileniyorlar. Haftada 17 tane yerli dizi takip eden kitleye böyle konuşacan. Türk solunun kaybettiği nokta da bu, halkın dilini konuşamıyorlar.

Neyse kuzenler falan net yumuşadı kezbanlar, o ara işte anlatırken anlatırken lafı biraz fazla uzatıp konuyu Sarı’nın geçmişine getirdim. Fazla konuşmak ineceğin durağa gelip inmemek gibi bir şey. Söylemen gerekenden fazlasına geçtiğin an gittiğin yolu geri dönmeye başlıyorsun. Tam herkes yumuşamışken “Ya bu çocuk bu ilişki uğruna nelerden vazgeçti, neleri geride bıraktı bunu düşün.” dememle kızın yüzü bi karıştı; “EVET BİLİYORUM KIZLARI BIRAKTI SERSERİLİĞİ BIRAKTI ŞİMDİ DE ONLARI ÖZLÜYOR DEĞİL Mİ?” diye bir coştu hah dedim bittik. Dedim Büşracığım şu an çok negatifsin HEPİNİZ AYNISINIZ SİZİNLE MUHATTAP OLDUĞUMA DEĞMEZ falan diyor. Sırf kuzenlerin lafları var ya yeminle işlemişler kızı kıskançlar, kontrolü tamamen yitirdim yumuşatmaya çalıştıkça daha da yükseliyor ben çırpınıyorum, Sarı alttan dürtükleyip duruyor, kuzenler şimdi sıçtın küçük sincap der gibi pis pis gülümsüyor gerildim SAVAŞI KAYBEDİYORUZ.

O ara hiç konuşmayan erkek kuzen de “Biz kızımızı yolda mı bulduk kardeş it kopuk masasına meze değil bizim kıymetlimiz!” Diye daldı mı lafa, ben hayatımda bu kadar varoşluğu bu kadar ucuzluğu bir arada görmedim elitlik yetmezliğinden öleceğim nasıl laflar nasıl muhabbetler. Sarı o lafa yükselecek gibi oldu tuttum bacağından kardeş hepimizin bir ağırlığı bir şekli var falan diyorum ama sakin böyle gülümseyerek, Atalay’da kulak kabartmış dayanamayıp gençler böyle kırmayın birbirinizi falan diye dahil oldu arkadan mevzuya, çapraz ateşte kaldım.

Tam o ara kuzenlerden biri böyle pis bir gülümsemeyle AY SİZİN AĞIRLIĞINIZDAN NE OLACAK EZİK GİBİ TAVUK DÖNERCİYE GETİRDİNİZ demesin mi? Ölüm sessizliği nedir bilir misiniz? Ben bilmem ama galiba o yaşadığımız ölüm sessizliğiydi. Zaman bir durur gibi oldu, çıt çıkmadı. Sarı direkt lütfen sakin ol 🙂 anlamında elini omzuma attı. Dudağım titriyor ana bacı yapmışlar gibiyim, gözler bende ve Atalay’da. Yüzümdeki gülümseme dişleri sıkma halini aldı, Atalay’la göz göze geldim baktım o da çok kötü böyle eli yüzü birbirine karışmış kıpkırmızı. Benim zaten tansiyonum küçük 20, tavuk dönercime mabedime dil uzatılmış, sezgin üzüntüden ölecek Büşra’m aşkım yapma yıkma yuvamızı falan diyor. Ben NESİ VARMIŞ LAN TAVUK DÖNERCİNİN diye bir yükseldim ama nasıl titriyorum sinirden, MİS GİBİ DÖNER diye bağırıyorum kızlara. Siz diyorum bir insanın ekmek teknesine dil uzatacak kadar ucuzsunuz, sizinle yuva kurmak bu çocuğun yapacağı en büyük hata olur zaten.

Sezgin; “Abi ne diyorsun? diyor, ben kuduruyorum, kızlar aaa falan diyor. Aynısı arkadaşlarıma yamuk yapılınca da oluyor bak, bana yapılsa boş ver diyeceğim şey sevdiğim birine yapılınca kuduz köpeğe dönüşüyorum. Atalay abinin gözleri dolmuş konuş be der gibi bakıyor, sezgin garip bakıyor, Büşra ve kuzenler mal mal bakıyor, coştukça coştum.

En son erkek kuzen birader düzgün konuş biz paşa çocuğuyuz falan diyecek oldu zaten tabanca gibi dolmuş Atalay ordan LAAAAĞN diye bi delirdi. Deminden beri duygusal yüklemesini yaptığım Atalay iplerinden boşaldı SİZ KİMSİNİZ KİME ŞEKİL YAPIYORSUNUZ diye yıkıyor ortalığı. Sezgin artık buyurun cenaze namazına moduna aldı kendini çekti kenara felaketini izliyor, tavuk döner uğruna şeref mücadelesi veriyoruz.

Tam o ara yan masadan üç tane lavuk “NE AYAKSINIZ LAN?” diye üstümüze yürümesin mi? Büşra; “AYTEK ABİ YAPMAYIN” demesin mi? meğer bu kaltaklar işler ters giderse bizi dövdürmek için mahalleden abilerini getirmesinler mi? Abiler de olaya dahil olmasın mı? Vay sen kime şekil yapıyorsun yok biz şuranın çocuğuyuz vay şöyle yaparız böyle yakarız derken arbedede tavuk döner sen yere bir devril.. Tavuk döneri ağır çekim düşerken görmemle benim 5110’un pimini çekip Aytek abinin kafasına çakmam bir oldu ilk kurşunu atmış olduk böylelikle.

Noluyor dememize kalmadan sen Atalay’ın romantik kızları atlayıp kuzenlerin saçlara yapış mı? Atalay turşu kavanozunu çocuğun kafaya geçir mi? Esnaf da olayı görüp gel mi? Tuhafiyecisi internet kafecisi bir olup yuvasını kurtarmak için çağırdığımız insanlara pata küte dal mı? 10 m2 dükkanda 20 kişi, o ona vuruyor beriki ötekinin saçını çekiyor, turşular yeşillikler fırlatılıyor meydan muharebesi. Bir ara bir baktım, dönerci kızlardan biri Büşra’nın saçına yapışmış sezgin de ağlayarak sözlüsünü bacaklarından tutup geri çekmeye çalışıyor.

Ben sizin aranızı yapacağım merak etmeyin diye diye bir araya getirdiğim insanları kudurtup kudurtup birbirine kırdırdım. Neyse olay sokağa taştı, polis geldi iki grubu birbirinden ayırdı, Atalay abinin dükkan yerle bir olmuş her yer turşu domates yeşillik falan. Neyse yatıştık biraz baktım Sezgin oturmuş ağlıyor bir köşede dedim sus. Abi dedi kızımız olacaktı. O ara Atalay geldi; “Siz de gidin bir daha mekanıma gelmeyin!” dedim Atalay Abi aşk olsun biz öyle insanlar mıyız? Aldım sezgini dedim sarı boş ver kardeşim, senin dengin insanlar değil onlar, abi çok seviyordum sana da yazıklar olsun dedi.

Aramız bozuldu bir daha görüşmedik Sezgin’le. Büşra kezbanı 2, Sezgin 5 ay sonra başka insanlarla evlendi. Atalay’dan haberim yok.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Devamını oku Bal ve Tarçın Karışımı Devamını oku Devamını oku